Lokman Hekim merhem çalsa yareme,
Pir'e varmayınca yoktur çaresi.
Günde varsam gelsem şâh-ı kereme,
Pir'e varmadan yoktur çaresi.

Toprak olup türap olsam yol olsam,
Eritsem de hâl evinde hâl olsam.
Hacı Bektaş eşiğine kul olsam,
Pir'e varmayınca yoktur çaresi.

İsmail'e inen koçu getirsem,
Cebrail'in her hizmetin yetirsem.
Selman gibi genç oğlanı götürsem,
Pir'e varmayınca yoktur çaresi.

Seksen bin hacıyla Kâbe'ye varsam,
Onda Muhammed'in yüzünü görsem.
Şah aşkına su dağıtsam, su versem,
Pir'e varmayınca yoktur çaresi.

Seksen bin hacıyla Kâbe'den gelsem,
Amentü okusam, abdestim alsam.
Ulu camilerde beş vakti kılsam,
Pir'e varmayınca yoktur çaresi.

Günde günde kurban etsem, yedirsem,
"Kurbanınız kabul ola!" dedirsem.
Muhammed'in dülbendini yudursam,
Pir'e varmayınca yoktur çaresi.

Çağıralım Muhammed'e, Ali'ye,
Biz de hizmet ettik bizden uluya.
Varsam hizmet etsem Kızıl Deli'ye,
Pir'e varmayınca yoktur çaresi.

Şeyh Ahmet Dede'ye bir niyaz etsem,
Gözcü Kara Ahmet'e hâlim arz etsem.
Kendi elim ile devemi yitsem,
Pir'e varmayınca yoktur çaresi.

Kadir Allah sen bilirsin hâlimiz,
Yeter m'ola eşiğine elimiz?
Gine onlar mısmıl kılar ölümüz,
Pir'e varmayınca yoktur çaresi.

Kul Himmet Üstadım, vallahi billah,
Hüseynîler çığrışırlar "Hûvallah!"
Pir meydanındayız, Allah eyvallah.

Güfte : Kul Himmet
Beste : Anonim
Makam : Uşşak / Hay - Hu
Usûl : Aksak
Okuyan : Fatih Koca

Bütün İlahilere Bak 21. Yüzyılda Tasavvuf Nasıl Yaşanır?