Nâdânı terk etmeden yârânı arzularsın,
Hayvânı sen geçmede, insânı arzularsın.
"Men arefe nefsehû fakad arefe Rabbehû",
Nefsini sen bilmeden Sübhân'ı arzularsın.

Sen bu evin kapusın henüz bulup açmadın,
İçindeki kenz-i bîpayan'ı arzularsın.
Taşra üfürmek ile yalınlanır mı ocak?
Yönün Hakk'a dönmedin ihsânı arzularsın.

Dağlar gibi kuşatmış benlik günâhı seni,
Günâhını bilmeden gufrânı arzularsın.
Cevizin yeşil kabını yemekle dad bulunmaz,
Zâhir ile ey fakîh, Kur'ân'ı arzularsın.

Şarâbı sen içmedin, serhoş-u mest olmadın,
Nicesi Hakk emrine fermânı arzularsın.
Gurbetliğe düşmedin, mihnete sataşmadın,
Kebap olup pişmedin, büryânı arzularsın.

Yabandasın, evin yok, bir yanmış ocağın yok.
Issız dağın başında mihmânı arzularsın.
Ben bağı ile bostanı gezdim, hıyâr bulmadım,
Sen söğüt ağacından rummânı arzularsın.

Başı açık kabak gibi bir tekerleme söz ile,
Yunus'layın Niyazi, irfanı arzularsın.

Güfte : Niyazi Mısri k.s.
Beste : Anonim
Makam : /La ilahe illallah - Hay - Hu
Usûl :
Okuyan :

Bütün İlahilere Bak 21. Yüzyılda Tasavvuf Nasıl Yaşanır?